25 Nisan 2011 Pazartesi

Oğuz Kaan ve En Güzel Günüm Gecem Sizinle







23 nisan etkinliklerine oğlumda katıldı arkadaşlarıyla,daha önceki performansında yanında olamamıştık oğluşumun ,elimizde olmayan nedenlerden dolayı ,bunu kaçırmak istemedik ama doğrusu bu kadarını tahmin etmedik desem yeridir,bir çok etkinlikler yapıldı,yarışmalar falan 2 grup vardı 2 side oğluşumn okulunun grubuydu ilkini dinledik beklediğimiz gibi ,normal kısıtlı imkanlarla çalışılmış e bu kadar olurdu işte,oğlumlar çıktı aynı performansı bekliyoruz,çünkü;ne gitarları var ve baterileri emanet çalışıyorlar orda burda,o da düzenli değil kendi kendilerine ve okuldan bir hocalarıyla birlikte ama hocalarının müzikle alakası yok neyse daha bunlar çıkarken birlikte alkış kıyamaet koptu,ne yalan söyleyeyim kendi oğlum diye değil ve az çok ta kulağı olan biri olaraktan ufak tefek hatalar dışında süperlerdi gurur duydum oğlumla hele bi kaç öğretmenide yanımıza gelip " bu çocuğu değerlendirin,çıkanların içinde hem çalan hemde söyleyen olarak çok iyiydi" deyince daha bir başka gurur duydum (zaten her anne baba evlatlarıyla gurur duymaz mı?)gruptaki diğer arkadaşları da süperlerdi,harika çaldılar ve söylediler e davette aldılar bi kaç yerde çıkmak için,oğlum konservatuvar ya da eğitim fakültesi düşünüyordu artık bundan sonra kesin olarak vazgeçmez sanırım,ne de olsa aileden gelen bir yetenek Allah vergisi yani (deyip kendimizede pay çıkaralım değil mi? )



19 mayıs ta ve bi aksilik olmazsa haziran da da var konserleri tabi biraz daha kendilerini geliştireceklerdir bu arada da Allah'ım hiç bir anne-babaya evlat acısı tattırmasın,hep onların güzel günlerini göstersin rabbim,amin )





nostaljim.org



23 Nisan 2011 Cumartesi

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun




23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm ülkemize ve çocuklarımıza kutlu olsun...Atam sana teşekkür öpücüğü veren bu küçük çocuk gibi bizler de sana minnettarız,seninle her zaman gurur duyduk ve duyacağız


Bugün bundan daha anlamlı bir resim olabileceğini sanmıyorum...


nostaljim.org

3 Mart 2011 Perşembe

Kızıma


Kızım artık okulunu bitirdin elin ekmek tutmaya başladı,ailen olmadan da ayaklarının üstünde durmayı öğrendin ya da öğreneceksin,kuş misali yuvadan uçup gidiceksin,karşına dört dörtlük insanlar çıkacaktır etkilendiğin,karşı koyamadığın, sevdiğin hatta belkide ailenden bile çok güvendiğin,öyle ya hayatını paylaşmayı düşüneceğin insan ne de olsa,tabi ki çok güvenmen gerek ama unutma ki,ailenden daha çok güveneceğin kimse yok hayatta,bu kişi değil dört dörtlük ondört ondörtlük bile olsa;


sen hep bizim kıymetlimiz olacaksın,belki bunu herzaman gösteremedik ama hep öyle oldu bunu sende en az bizim kadar biliyorsun,belki başkalarına göre seninle ilgilenememiş olarak görünüyoruzdur,ya da sen öyle anlatmışsındır kimilerine bilemem ama seninle, senin haberin yokken bile hep ilgilendik gerçi bunu sende günün birnde anne olunca anlayacaksın dilerim o zaman çok geç olmaz,

çünkü;evlat ne olursa olsun asla bırakılmaz terkedilmez,evlat,anne/ babasıyla görüşmek istemese bile,evladından duyduğu bazı sözler karşısında kalpleri paramparça olup binbir yerinden kırılsa bile,söz konusu evladıysa anne/baba hep affeder,hep affedicidir,evlat her zaman evlattır,canından can kanından kandır,belki üniversite bitiremedik belki cahiliz belkide evlatlar ailelerini gün gelip yanlarına yakıştıramazlar ama her ailede herşey olur hiç bir aile ya da insan dört dörtlük değildir,senden tek arzum,kimseye çok güvenme,herkesi dost bilme,her gülene aldanma,güçlü ol,dimdik ayaklarının üstüne basmayı öğren,herkes iyi gününde hep yanında olacaktır bunu unutma ama asıl dostun kötü gününde de sana kucak açandır,kimseye aile sırrını verme,bilinmesi gerekenler vardır sende kalması gerekenler vardır bunu unutma,insanoğlu çiğ süt emmiştir diye atalar boşa dememiştir ,aklının bir köşesinde bu sözü hep sakla...

Annen olarak seni üzdüysem,kırdıysam ya da ilgi gösteremediysem affet elimden bu kadar geldi,sen daha fazlasını verirsin umarım çocuklarına,onlarla hep ilgilenebilirsin ve sadece ailesine güvenebilen evlatlar yetiştirebilirsin,benim kızım olduğun için,
ben senle hep gurur duydum



seni çok seviyorum ve ölene dekte hep seveceğim,

çünkü sen benim kızımsın

bende senin annen...





esengül

17 Şubat 2011 Perşembe

Gidişin Hüznü…

Gidişin Hüznü
hepimizin, hüzünlü bir öyküsü vardır yüreğimizin derinliklerinde.. bir veda, bir vazgeçiş, bir kaçış bazen de bir yok oluştur bu öykünün adı. kimbilir bazen de bir doğuşun filizlenen kökleridir hüzün! içimizden kopartılan bir parça gibi acıtır, kanar, kanar... ama kanımızın son damlasında bir umut yeniden yeşerir ve hüznü ekersiniz umudun köklerine...
her gidiş ardında derin izler bırakır.. keşkelerle, sızılarla, fırtınalarla bazen de bir o kadar da sessiz ve sükunetle gelir sonlar.. o anlarda ümitsizliğin girdabında çırpınır yüreği insanın..
nedense her gidiş bir bitişi anlatır bende.. işte en dayanılmaz tarafı da bu..yitip gidenler büyük boşluklar bırakırlar ardında, doldurulması imkansız.. ama bir imkansız daha vardır:"kalmak" ve intizar'ın o "ıhlamurlar altında" şarkısıyla "nasıl bir vedadır bu" derken bir kez daha yanarsınız.. tam kendinize gelmeye çalıştığınız sırada, yine vurulursunuz ve şarkı bittiğinde telefonun çalan son sesi haberdar eder "veda" gerçeğini..
işte bu yüzdendir şarkılardan kaçışım benim..
artık etrafa manasız gözlerle baksanız da, ara ara sızılar yüreğinizi yoklasa da, iştahınız da kesilse, ne şarkılardan ne de şiirlerin büyülü mısralarından bir tat almasanız da değişmez gerçek en iyisi, en iyisi dersiniz, sıyrılmalıyım bu girdaptan..
yeni doğan güneşin ışığına sarılmak istersiniz, yakıcılığına aldırmadan.. hazırlıksız yakalanırsınız vedalara ve hazırlıksız sarılırsınız güneşin ışığına.. herşeye rağmen, yok olan yıkılan ne varsa gömülür, sabırla.. artık "yüreğin rehin" değildir..
o sızıları yüreğinizin bir köşesine siz rehin alırsınız bu sefer... yeni umutlara can verir bu esaret.. sızıları ilaç yaparsınız yeni umutlara.. ve her bitiş yeni filizlenmelerin köklerini besler. çıkarsınız bir şekilde girdaptan....
Allattin IRDEM - 28/03/2006 revize 25/07/2006

Unutulmuş bir düşün artığıydı aşkımız


Yüzümün kandillerine dökülürdü nefesin
Aşkı ikiye bölerek sana yürürdüm
Anıların çürük köprülerini sular götürürdü
Hüsran hüznümün yokluğuna tutunurdu
Işıksız bir düşün odasında seni sarardım
Aşkla ilgili bütün resimleri yakardık
Ne zaman günaha uzansa bedenim
Ruhum aykırı restlerin masalarını dağıtırdı
İmkânsız korkuların uçkuru çözülürdü
Telaşlı bir gülüş üşürdü yanaklarımda
Yüzyıl ötelerden çağırırdın varlığımı
Açardın sonu olmayan özlemlerin yatağını
Aşınmış halatlarla dağlarına çıkardım
Sınardın sensizliğin siperinde sadakatimi
Ateşler sarardı sana sevdalı gövdemi
Mevsimlerin alası düşerdi gölgemize
Gözlerimin siperinde çocuklar bize bakardı
Elma savaşları başlardı işte o an
Anılar kavisli bir yolculuğa çıkardı
Kahkahamız yüzyıl ötelerden duyulurdu
Her sancımız fani bir çığlıktı saklandığımız
Ansız gelişlerin savaklarında seni beklerdim
Parmaklarımın kelepçelerine şavkın düşerdi
Ölümlü insanların mezarlıklarına çiçek ekerdik İ
lk karlar yağardı üşümüş şehirlerimize
Bir yudum çay olurdun kimsesizliğime
Evvel zaman ağrıların aşikâr koynunda üşürdüm
İşte o an yüreğimi ikiye bölen çizgim olurdun
Unutulmuş bir düşün artığıydı aşkımız
Giden gelmez dağlarından güneş hiç gitmezdi
Kanla doldurulmuş bir çanaktı gözlerin
Varlığının gül çehresinde seni izlerdim
Ne zaman seni özlesem içime bükülürdüm
Keşke’lerle kurulan tarumar istasyonlarda
Ben biçare olmazlığını düşünürdüm
Selahattin Yetgin

İlk Olmak

Herkes "ilk" Olmak ister,
"ilk Aşk","ilk Öpücük"..
Oysa "ilk" Geçicidir.
Sahip Olduğunuz Hangi "ilk......" Hala Sizin, yada Sizinle Hiç Düşündünüz mü?
Oysa Kimsenin Beğenmediği "Son" da Durum Biraz Farklıdır.
Ondan Ötesi Yoktur. Heyecandan Avuçlarınızın Terleyerek Tuttuğu "ilk" Elle Değil,
Güvenerek Sımsıkı Tuttuğunuz "Son" Elle Girєrsiniz Mezara.!
Durup Tekrar Düşündüğünüzde;
"ilk" Olup Yok Olmak mı İstersiniz?
"Son" olup Sonsuz Olmak mı İstersiniz?

Alıntı